2 Ocak 2009 Cuma

1----ÖZGEÇMİŞ


hüsnü yazıcı 2005 yılı
 HÜSNÜ YAZICI

 1964 sarıyer bahçeköy doğumlu
ilkokulu bahçeköyde orta ve liseyi sarıyerde okudu
ticaret hayatına bahçeköyde zahireci ve odun mütahiti olarak başladı
askerlik dönüşü 1987 yılında sarıyerde marketçilik yapmaya başladı
o zamanki şartlarda değişik promosyonlarla istanbulda ses getirdi
askerliğini izmir poligonda 84/2 talim öğretmeni ve yazıcı olarak yaptı
bahçeköy spor kulüp başkanlığı döneminde kulüp binası ve lokoli kazandırdı
sarıyer spor kulubünde birinci lige çıkan takımda şampiyonluk gören yöneticilerden ve
kulüpte haysiyet divan kurulu üyesidir
iki dönem belediye meclis üyeliği
dyp belde başkanlığı
ismar marketçiler kurucu üyeliği
sarıyer lozan mübadiller derneği kurucu üyeliği
ve çeşitli sosyal derneklerde üyeliği vardır
babası hayrına bahçeköy cami şadırvanını yapmıştır.1994 yılında



hüsnü yazıcı 1992 yılı

2---AİLE SECERESİ




YAZICI SOY ADIN ( LAKABIN ANLAMI GELİŞ SEBEBİ)
yazıcı-katip(memur) demek-osmanlının her döneminde yer yer kullanılmış Türkçe kelimelerden biridir.Osmanlı döneminde eğer aile büyüklerinden memurluk yapan kişiler için hane ismi ve lakap olarakta kullanılmıştır(YAZICI LAKABI OSMANLI- (başbakanlık)- ARŞİVLERİNDE AİLE LAKABIMIZ OLARAK GEÇMEKTE)
arçar-archive-((ingilizce-almanca-)-arşiv-kayıt-belge--yazılım

MÜBADELE TASFİYE BELGESİ

bahçeköy-1985 yılı babam ve amcamlar-yan resim hüsnü dedem



baba tarafı (-hüsnü dede1893 doğumlu)-dedemin babası ve annesi ve dedemin-dedesi- hüseyin yazıcı-1800 yıllar


kudret-1907-yenice vardar doğumlu-annemin babası


fatma- 1912- karacaabad doğumlu anaannem

anne tarafı-dede-(kudret -1907 doğum)-dedenin-babası-(-annesi1886 doğum)-ve-dedesi-babaannesi)(-1800 lü yıllar-yenice vardar)
)
babaannem-hasine yazıcı doğum tarihi 1904-karacaabad
olüm tarihi 1968 yılı-bahçeköy
dedem-hüsnü yazıcı doğum tarihi - gustulüp-(karacaabad)- 1893
ölüm tarihi 1972-bahçeköy-sarıyer



süleyman yazıcı ailesi 1988 yılı-bahçeköy-(babam-annem-kardeşlerim)



.
hüsnü yazıcı-izmir poligon 1984*2 bahriyeli talim öğretmeni ve 1nci tabur  3ncü bölük yazıcısı-askerlik

3---YAZICI MARKET SARIYER



gazete haberi

sarıyer dereboyu caddesi-dükkan
dereboyu cad.no.36 sarıyer

Yazıcı market sarıyer

1987 yılında sarıyerde hüsnü yazıcı ve ort. tarafından kuruldu.

Marketçilik konusunda sarıyerde yenilikler ve değişik promosyonları başlattı.

ucuz fiat ve marka çeşidiyle istanbulda tanındı.

1998 yılında marketi ort. na bıraktı.

Yazıcı kardeşler ltd.şti.

sarıyer 2000 yılının mart ayında sarıyerde yazıcı kardeşleri kurarak tekrar marketçiliğe başladı.

Kardeşleri metin ve çetin le

hizmetlerini sürdürmektedir,

4---İSMAR



ismar marketçiler derneği


hüsnü yazıcı kurucu üyeliği ve yönetiminde bulundu. İstanbuldaki değişik semtlerdeki marketlerin bir araya gelmesi ile kuruldu.


Faaliyetine önce dernek kurularak daha sonra şirketleşerek hizmetlerine devam edildi.


İlerki yıllarda çok üye şirket hissesini devrederek ismardan ayrıldı.

antalyada ismar marketçile rderneği üyeleri unileverin gezisndei
ismar marketçiler derneği ismarın  şirket açılış kokteyinde

5---SARIYER

SARIYER
"Sarıyer", Büyükdere limanının kuzeye doğru son bulduğu bölümü (Mesar ya da Mezar-Burnu), Simas ("Burun") sözünden bozulmuş olup, Sarıyer koyundaki küçük dere ise, Skletrinas adını taşıyordu.
Birincisinde bir Aphrodite heykeli, ikincisinde de Apollon adak yeri vardı. Vaktiyle burada bir mezar olduğu için Mezar-Burnu deniliyorken, bu ad Mesar'a çevrilmiştir. Sarıyer'in iskelesidir.
Sarıyer, adını burada gömülü "Sarı Baba" adında bir kişiden aldığı söylenirse de eski eserlerde hep Sarıyer olarak geçmesi, çevrede bakır kapsayan, sarı görünen bir yarın varlığı bu semte vaktiyle Sarı-Yar adını vermişken, sonradan bunun zamanla Sarıyer biçimine girdiğini göstermektedir.
Aslında burada şimdi terkedilmiş bir bakır madeni vardır .Sarıyer'in havası iyi olduğu gibi, güzel ye şifalı suları ile de ünlüdür. Boğaziçi' nin iyi suları Sarıyer'de toplanmıştır.

Sarıyer Askerlik mesleği dendiğinde Mareşal Fevzi Çakmak (Kavaklı Fevzi) Dursun Allattin Paşa Sarıyerli'dir. Kenan Ekinci Paşa Yenimahallelidir. Kenan Esenkut Paşa Sarıyerlidir. Korg. Cemal Ergin Demirciköy'lüdür. E. Korg. Salih Paşa Sarıyerli/Uskumruköyl/Kefeliköy'lüdür. E. Korg. Fahrettin Belen Çayırbaşılı'dır
Pertev Naili Paşa Sarıyerlidir. Sapancalı Hakkı Paşa Sarıyerlidir. Avcı Mehmet Paşa Sarıyerlidir. E. Org. Fahrettin Altay Paşa Emirganlıdır. Ahmet Afif Paşa Yeniköylüdür. Eski Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Boyacıköy'lüdür Korg. Bekir Kalyoncu ve Tuğ. Amiral Cem Gürdeniz!

sarıyer Osmanlı devrinde bağ, bahçe, orman, koru, çayır gibi
gezi yerleri ile ün salmıştı. Sarıyer'e padişahlar daha çok kiraz mevsiminde gelirlerdi

sarıyerde içme suları
Sarıyer'de Çırçır Suyu, Kestane Suyu, Hünkör Suyu, Tomruk Suyu, Büyükdere'de Sultan Suyu, Kocataş Suyu, Kireçburnu'nda Kefeli Suyu,bahçeköy kameriça su

Bostancıbaşı defterine göre, 19. y.y.'da Sarıyer'de 12 hane, bir han, dokuz kayıkhane, iki köşk, üç kahvehane, üç iskele bulunuyordu.

6---SARIYER SPOR KULUBÜ

gazete haberi sarıyer sporun yöneticiler toplu halde
sarıyer sporun birinci lige çıktığı dönemin  yöneticileri



Sarıyer spor kulübü
sarıyer spor kulübünde yöneticilik yapan Hüsnü yazıcı 3 yıl takımın kamp masrafını karşılamıştır.
2nci lig şampiyonu olan takımda yöneticiydi,
aynı zamanda haysiyet divan kurulu üyesidir.
2 nci lig şampiyonu olan yönetim kurulu resimde toplu halde birinci lige çıkan takımın yönetim kurulu -
1995SARIYER
Tam isimSarıyer Spor Kulübü
Beyaz MartılarRenklerLacivert-Beyaz
Kuruluş1940
LigTFF 2.Lig1992
Balkan Kupası Şampiyonu
1940 yılında kurulan kulüp, Sarıyer ilçesinin en ünlü takımıdır.
Renkleri lacivert-beyazdır.
Lacivertin asaleti, beyazın ise temizliği simgelediği kabul edilmiştir.
1982-1994 ve 1996-1997 yılları arasında Türkiye 1. Ligi'nde oynamıştır. 1. Ligde oynadığı yıllar boyunca çok başarılı sonuçlar alan takım uzunca bir süre İstanbul'un 4. büyük takımı olarak gösterilmiş ancak 1990'lı yılların son bölümünde bölgede inşaatların yasaklanması ve akabinde zengin iş adamlarının Sarıyer'den el çekmeleri ve dolayısıyla kulübü yüz üstü bırakmaları neticesinde gerileme dönemine girmiştir
. Cem Pamiroğlu, Rıdvan Dilmen, Erdoğan Arıca,[Tarık Hosiç],[Smail Spaliç], Selçuk Yula, Erdal Keser, Yaşar Duran, Sinan Engin,[Metin Mert]­[Rıfkı Soysal] Sead Celebic ve Mustafa Yücedağ gibi bir çok ünlü futbolcu da daha önce Sarıyer'de forma giymiştir.
Şu anda TFF 2.Lig'i 1.Grup'ta mücadele etmektedir. En etkili taraftar grubu Grup Beyaz Martı'dıSarıyer Spor Kulübü'nün kuruluş çalışmaları üç önemli aşamadan geçerek gerçekleşmiştir.
Bu üç aşama;1- Sarıyer Gençler Cemiyeti
2- Sarıyer Gençler Mahfili
3- Sarıyer Gençlik KulübüSARIYER GENÇLER CEMİYETİ
Sarıyer Gençler Cemiyetinin kuruluş yılı büyük olasılıkla 1920'dir. Futbol ve voleybol oynanmış, at yarışları, yağlı güreşler yapılmış, tiyatro ekibi temsiller vermiştir. Cemiyetin futbol takımının forma rengi bordo-kavuniçidir. Sarıyer Gençler Cemiyeti ilk maçını Beykoz Zindeler takımı ile oynamış ve 2-2 berabere kalmıştır. Sarıyer Gençler Cemiyeti mensupları, imkansızlıklar içinde çalışmalarını azimle sürdürmüşlerdir. Fakat başta maddi imkansızlıklar ve bugün saptanamayan çeşitli nedenler yüzünden Sarıyer Gençler Cemiyeti'nin faaliyetleri 1927-1930 yıllları arasında önce yavaşlamış, sonra da tamamen durmuş ve Sarıyer Gençlik Cemiyeti dağılmıştır.
SARIYER GENÇLER MAHFİLİ
Sarıyer Gençler Mahfili 1932 yılında Sarıyer'deki Sarıbaba çalışmalar a.[[]]==Başkanlar==
Reşat Pamir (6 dönem)Fahrettin Özbay (1 dönem)Fikri Benson (Alipaşaoğlu) (1 dönem)Kemal Yarar (2 dönem)Haydar Doğ (1 dönem)Emin Göraç (1 dönem)Selahattin Yarar (2 dönem)Nazım Özbay (2 dönem)M. Ali Erkan (1 dönem)Numan Uzun (1 dönem)Fikret Canlı (1 dönem)İsmail Kızıltuğ (1 dönem)Mehmet Turla (1 dönem)Nejat Erimtan (1 dönem)Tacettin Tekgül (4 dönem)Halim Tezcan (1 dönem)Necdet Erdem (1 dönem)Uğurcan Elmas (3 dönem)Erdal Aksoy (10 dönem)Galip Bingöl (1 dönem)İhsan Yalçın (5 dönem)İsmet Acar (1 dönem)Yetkin Gürsel (2 dönem)Mustafa Yetmişbir (1 dönem)Yusuf Tülün (2 dönem)M. Sedat Özsoy (3 dönem)Adnan Albayrak (1 dönem)Salih Acarel (1 dönem)Haşmet Mürşit (3 dönem)Mehmet Tahir Sarıoğlu (1 dönem)İbrahim Balcı(2 dönem)
eyüp odabaşı-eyüp şengül-özer çiller-suat müftüoğlu-mithat vardal-nurettin çetinkaya-hüsnü yazıcı-mehmet akdağ-ali ergenç-atalay kaban
ikret canlı ibrahim balcı-eyüp odabaşı-eyüp şengül-suat müftüoğlu-hüsnü yazıcı-mehmet akdağ-ali ergenç-sedat özsoy-atalay kaban

7---BAHÇEKÖY

bahçeköy merkez haritası
bahçeköy 1970 li yıllar-inönü caddesi-merkez

bahçeköy 1960 lı yıllar




bahçeköy 1960 lı yıllar
eski kültür bakanı ercan karakaş-ak parti sarıyer ilçe başkanı hüseyin özdemir-sarıyer belediye meclis üyeleri-hüseyin çoşkun-cemil özbalta-mehmet yazıcı-mehmet yüksekten-mehmet aday-mustafa güzel-mustafa şen-hüseyin yalaza-abdullah aydın-sait aydın-telat kahraman-fethi barlas

bahçeköy kemer

bahçeköy,
Sarıyer’in yemyeşil bir semtidir
.İlk kuruluşu 1521 yıllarına dayanmaktadır.
Kanuni Sultan Süleyman Belgrat Seferi sonrasında yanında getirdiği sırp esirleri bu bölgeye yerleştirmiş.
Ve kurulan bu köye Belgrat köy çevresindeki ormana Belgrat köy adı verilmiştir.
Daha sonra köyün bent sularına zarar verdiği anlaşılarak köy buradan topluca alınarak şuan ki yerine taşınmıştır.(1894)
Bu köye de Bahçeköy adı verilmiştir.
1924 mübadelesinde selanik sancağına bağlı vodina karacaova bölgesi gustulüp ve fuştan köyünden lozan antlaşması gereği ordaki mallarına karşılık 8 dönüm tarla 1 ev verilerek müslüman türkler yerleştirilmiştir.
Daha sonra türkiyenin değişik illerinden göç almıştır.
Bahçeköy sporkulübü, cami derneği,sarıyer lozan mübadiller derneği, giresunlular derneği,avcılar dernekleri bulunmaktadır,
7 haziran 1992 yılında belediye olan belde
ilk başkan
muzaffer altınsoy
ilk meclis üyeleri
hüsnü yazıcı mustafa şen
sami kasap osman aktaş baki yurttaş yakup çakıröğlu.
2 nci dönem belediye başkanı
mustafa başaran
diğer dönem meclis üyeleri
mehmet ali adıgüzel-mehmet yüksekten-hüseyin tulum-suat kasap-fahrettin erkaptan-yılmaz tamer-ali taşdemir-yılmaz tank-ahmet aktepe-nizam hacıosmanoğlu-cevdet kain-osman can-şenel demirkaya-bekir demirbilek-ibrahim man
20008 yılında anayasa mahkemesi kararı gereği belediye fesh olup sarıyer ilçesinin mahallesi oldu .
bahçeköy spor kulübünde başkanlık yapanlar
nurettin özbekrem hüseyin yalaza mustafa coşkun nadir ylmazel ömer gülüştür muzaffer altınsoy fahrettin erkaptan abdullah ziya şen mustafa başaran tahir sarıoğlu
hüsnü yazıcı- zeki yazıcı.

Bahçeköy de İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman İşletme Müdürlüğü, Fidanlık, 2 özel okul 1 ilköğretim okulu, öğrenci yurdu bulunmaktadır.
Bahçeköy’ü çevreleyen Belgrat ormanı, İstanbul halkının rekreasyon ihtiyacını karşılayan yegane dinlenme yeridir.
Orman muhafaza alanı olarak ayrılan Belgrat ormanları geçmişte de bugün olduğu gibi İstanbul’un su ihtiyacını karşılamıştır.
Mimar Sinan tarafından inşa edilen su kemerleriyle İstanbul’un belli bölgelerine su verilmektedir. Günümüzde hala bu fonksiyonları yerine getiren 7 adet bent bu orman içerisinde yer almaktadır.
Bu bentler: 1. Kömürcü bent(1620). 2. Büyük bent (1724) 3. Topuzlu bent(1750) 4. Ayvat bendi(1765) 5. Valide bendi,(1796) 6. Kirazlı bent(1818) 7. II. Sultan Mahmut Bendi(1839) yıllarında inşa edilmişlerdir
.Belgrat ormanı bünyesinde bulunan Av-Koruma-Üretme Sahası ve Balık Üretme İstasyonu halkın eğlenme, spor dinlenme ihtiyaçlarını karşılayıp kalabalık İstanbul şehrine çok yönlü hizmetler sunduğu için ayrı bir öneme sahiptir.
Türkiye’nin ilk, Dünyanın planlı ve ünlü Arberetumu olan Atatürk Arberetumu da Belgrat ormanı içerisinde tesis edilmiştir. Arberetumlar bilimsel araştırma ve gözlem amacıyla orijinal ve yaşları belli, her biri doğru ve dikkatli bir şekilde bir araya getirilmiş, çoğunlu ağaç ve diğer odunsu bitkilerin uygun seçilmiş alanlarda yetiştirilip sergilendiği tabiat parçalarını ortaya çıkarmaktadırlar.
Bahçeköy, Karadeniz iklimi etkisindedir. Ilıman ve nemli bir iklim tipi mevcuttur. Bahçeköy de orman ve fundalık alanlar stepler geniş yer kaplamaktadır. Meşe türleri ve çam çınarlar çoğunluktadır.
Yörenin havasının ve suyunun temiz olup önemli bir piknik alanı olması, yaz ve kış mevsiminde hafta içi ve hafta sonları dinlenme, eğlenme ve spor amaçlı kullanılmaktadır.
Bahçeköy ün güneyinde ve doğusunda yer alan Belgrat ormanı ve içindeki tarihi bentler gerek yabancı gerekse yerli turistlerin ilgisini çekmekte, yaz nüfusu 30.000 kişiyi bulmaktadır.

Bahçeköy'ün tarihi eserleri arasında kemerler önemli yer tutar. Bahçeköy Kemeri bunlardan biridir. Bu kemere Sultan I. Mahmut Kemeri de denilmektedir. Bahçeköy Kemeri 1731 yılında Sultan I. Mahmut tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Bu kemerden; Beyoğlu, Beşiktaş, Ortaköy, Galata, Kuruçeşme, Arnavutköy, Kasımpaşa ve Sultan'ın sarayına su veriliyordu.
Kamer Suyu çeşmesi Bahçeköy'ün en eski çeşmesidir. Fakat eski çeşme yok olmuş yerine köy içinde 1963 yılında yeni bir çeşme yapılmıştır. Kamer Suyundan akış alan birkaç çeşme daha vardır ancak bu Çeşmelerin tarihi özellikleri yoktur. Kamer Suyuna Kamerice Suyu da denilmektedir.
Bahçeköy'deki öğretim kurumlarından biri İÜ Orman Fakültesidir. Bu okul ilk defa Orman Mektebi Alisi ismi ile (1857) kuruldu. 1880 yılında Maden Mektebi ile birleşmiş ve Orman ve Maadin Mektebi adını aldı
Bilezikçi Çiftliğinde ahırların yanındaki dişbudak da anıt ağaçlardan biridir ve 4.20 m çevresi vardır. Sadece Bahçeköy ve İstanbul'un değil Türkiye'nin en görkemli ağaçlarından biri olan ve "Uyuyan Çınar" adı verilen çınar ağacının yaşı 500'ün üzerinde olup dünya çapında bir tabiat anıtıdır.
Bahçeköy'de iki mezarlık var. Biri Kilyos Yolu üzerinde diğeri de Kemer Mahallesinin üst kısmındadır. Eski yerleşim bölgesi nedeniyle Rum Mezarlığı bulunması gerekiyorsa da herhangi bir azınlık mezarlığı ve kalıntısına rastlanmadı
Köy meydanındaki eski ahşap cami ise yıkılarak yerine yenisi inşa edildi ve 1994 yılında hizmete açıldı. Bu camiin eski cami ile hiçbir benzerliği ve tarihi özelliği yok
Tarihi eserlerden olan Kilise ise Rumların mübadele ile gitmesinden sonra bir sure boş kaldı. Kilise, depo, cami ve kısa bir süre için okul olarak da kullanıldı ve son olarak 1977 yılında camiye dönüştürüldü.
Bahçeköy'deki tarihi eserlerden olan ve 1914 yılında Kilyos Yolu üzerinde yapılan Ameliyat Taburu Çeşmesi (Askeri birlikçe yapılmış ve o birliğin adını almıştır) yol yapım çalışmaları sırasında ortadan kaldırıldı
Belgrat Ormanı içindeki Neşet Suyu piknik yerinde yapılan kazılar sırasında meydana bir şehitlik ve mezar taşı çıkarılmıştır. Mezar taşında askeri birliğin ismi, numarası ve şehitlerin isimleri ve tarih (Hicri, 1287, Miladi: 1871)yer almaktadır.
Kirazlı Bent, Sultan II. Mahmut döneminde (1808-1839) yapılmış ve 1818 alında tamamlanmıştır. Bu bendin yakınında padişahların avlanmaya ve dinlenmeye geldiklerinde kullandıkları Hünkâr Köşkü koruma altında olup izinle gezilebilmektedir.
büyük Bendin Roma döneminde ve 4. yy.da inşa edildiği, 7. yy.da İstanbul'u kuşatan kavimler tarafından tahrip edildiği bazı kayıtlarda mevcuttur. Tahrip olan bu Bent Sultan I. Süleyman (Kanuni) tarafından onarıldığı ve bilahare bendin tahrip olması üzerine Sultan III. Ahmet tarafından yeniden inşa edildiği (1724) de ifade edilmektedir
Büyük Bent Sultan III. Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Sultan III. Ahmet, Sadrazam İbrahim Paşa ile birlikte Belgrat Ormanlarına giderek, bu bendin yapılacağı yeri bizzat tespit etmiştir. Bent 1724 yılında tamamlanmıştır. Sultan II. Osman Bendi ile aynı suyolu üzerinde yapıldığı için bu iki bende Çifte Havuzlar denilmiştir. Çok sonraları kaldırılan Belgrat Köyü bu bendin hemen yanında bulunuyordu.
Bendin temel atma töreni için gelen Sultan II. Mahmut,
Çayırbaşı'ndan saltanat arabası ile temel atma yerine giderken yolları ağaçsız görünce ağaçlandırılması talimatını vermiş ve Çayırbaşı ile Bahçeköy arasındaki yüzlerce çınar ağacı dikilerek yol ağaçlandırılmıştır.
Bu ağaçlar asırlık ağaç olarak günümüze kadar geldiler.

bahçeköylü hayirseverler
mustafa cümbüş
bahçeköy cami minaresini yaptı
hüsnü yazıcı
bahçeköy merkez cami şadırvanını yaptı 1994 yılı
güngör efe
bahçeköy türkan efe ilkokolunu yaptı
sabri artam
bahçeköy sağlık ocağı ve
bahçeköy kemer mahallesi camiini yaptı
temel  aptik bey benzinci
hüsnü yazıcının teklifiyle
bahçeköy merkez cami çatısını kurşun yaptı
kemal  onaran bey
bahçeköy lisesini yaptı
kamer bey
orman fakültesi mütahitlerinden
1963 yılında kameriçe çeşmesini yaptı(fethi barlasın muhtarlığı döneminde
bahçeköyde iz birakanlar
abdullah acar
bahçeköy damadı
fenerbahçe kulübünde yöneticilik
hüsnü yazıcı
sarıyer spor kulubünde şampiyon olan birinci lige çıkan takımda yönetici
neco sanatçı babası 1930 lu yıllarda bahçeköyde ikamet
can tüysüz türkiye penaltı yarişması birincisi
cevdet kahin sarıyer spor kulübünde ve adana sporda yönetici
süleyman yazıcı ve hasan güzel ilk odun mütahitleri
sönmez ailesi ilk bakkal ve fırın
mustafa şen muhtarlık döneminde köy muhtarlık binası yapan
abdül gül muhtarlık döneminde evlere su getiren
ismet barlas muhtarlık döneminde kanalizasyonu getiren ve belediye referendumu
ilk muhtar kamil tulum
ilk imam şevket sönmez
ilk üniversite mezunlar
ali özbekrem- dursun esen -hüsnü esen-ibrahim aksu-mustafa yazıcı-nurettin özbekrem-abdullah altıparmak-mehmet gül
ilk bahçeköy kulüp başkanı ibrahim erkaptan
ilk kasap baç ailesi - ali yazıcı-mustafa şen-nadir yılmazel-hasan bileyci
ilk yemcidükkanı yazıcı ailesi-sönmez ailesi güzel ailesi
ilk aygaz bayi mustafa şen
ilk marketçi yazıcı ailesi
ilk lokanta çoşkun ailesi ve aşçı mehmet
ilk köyün çoğunluğu zamanında orman fakültesi ve işletmede çalışır
ilk nalbur abdül gül-hasan yazıcı
ilk kahve tulum ailesi-yazıcı ailesi-çoşkun ailesi-güzel ailesi
ilk berber ali yazıcı ve yunus bey
bahçeköye ilk kamyon alanlar süleyman yazıcı-gürhanel ailesi-man ailesi
ilk oto tamircisi man ailesi ve konyalı ömer
ilk belediye otobüsü 60 lı yıllarda gelmiştir taksim bahçeköy
ilk dernek bahçeköy güzelleştirme derneği-cami derneği-spor kulubü-avcılar kulubü
ilk 5 katlı apartmanı yapan 72 yıllarında yazıcı ailesi
ilk belediye başkanı muzaffer altınsoy
ilk meclis üyeler 92 yılı hüsnü yazıcı-mustafa şen-sami kasap-osman aktaş-mehmet güney-baki yurttaş-yakup çakıroğlu
ilk börekçi kastamonulu sadık bey
ilk polis hasan barlas ahmet altıparmak-ibrahim konuk
ilk avukat nurettin özbekrem-ahmet sönmez
ilk orman mühendisi ali özbekrem-abdullah altıparmak-hüseyin çimen-hüsnü esen
1924 mübadelesinde bahçeköye gelen müslüman türk aileler
selanik vilayeti karacaabad (karacaova) nahiyesi gustulüp köyünden gelen çiftçi, ipekçi mehmet yazıcı oğlu hüsnü (dedesinin adı hüseyin yazıcı olarak geçiyor 1750 lü yıllar)
abdullah şen fuştan karacaova 1924
lakabı kadı
riza kasap 1924 fuştan
lakabı
hasan barlas 1924 fuştan
hüseyin - mustafa özbekrem 1924 fuştan
lakabı
güzel ailesi1924 fuştan
lakabı kalo
karaman ailesi 1924 fuştan
lakabı selimçe
balaban ailes1924 fuştan
gürsev ailesi 1924 fuştan
ali gül 1924 fuştan
çetin ailesi 1924 fuştan
lakabı osmançe
bileyci ailesi 1924
yılmazel ailesi 1924
uçar ailesi 1924
aydın ve ata ailesi 1924 fuştan
lakabı köte
berber ailesi 1924 fuştan
çimen ailesi 1924
sevinç ailesi
yusuf altıparmak 1924 kapityani
kılıç ailesi
yalaza ailesi
demir ailesi
karpuz ailesi
luça ailesi
işkodra ailesi
zeren ailesi
dinç ailesi
esen ailesi
sönmez ailesi
lakabı agaşo
tulum ailesi
berk ailesi
şentürk ailesi
altay ailesi
türkan ailesi
aday ailesi
şişman ailesi
akabı trançe
BAHÇEKÖY İLE İLGİLİ BAŞBAKANLIK ARŞİVİNDEN YAZILAR
6/4/1924 YILINDA HALKALI ZİRAAT VE BAHÇEKÖY ORMAN YÜKSEK MEKTEBİ ÖĞRENCİLERİN İN VE YİYECEKLERİNİN TAŞINMASI İÇİN BİRER KAMYONET SATIN ALINMASI
2- 21/8/1919 tarihinde bahçeköye dönen rumların miktarıyla bunların paşa çiftliğinde iskanları için kafi derecede bina olup olmadığını araştırmak üzere istanbul il iskan memuru mustafa nuriye avans verilmesi
3- 4/11/1919 tarihinde istanbul bahçeköy orman yüksek okulu binasına yerleştirilen rumların buradan boşaltırılarak sınıfların tedrise açılması
4- 10^-/3/1920 tarihinde rum muhacırlarının iskanına tahsil edilen bahçeköydeki orman mektebin tahliyesine
5- birinci dünya harbi sırasında tahrip edilmiş ve yıkılmış olan istanbul bahçeköydeki rum ailelerine ait bina ve okulun yeniden inşaasına daır rapor takdimi
6- 18/9/1922 tarihinde istanbul bahçeköy gümüşdere fener ve cebeci köylerinde mübadaleye tabi rum kalmadığı
7- selanik mübadillerinden hasan baba oğlu alinin istanbul bahçeköyde babasının yanında iskanının uygun olduğu
8- 26/s/1278 tarihinde su yolu köylerinden bahçeköylü bakkal aleksinin hanesinden eşya çalan şahıslardan vefat edenlerden haricinin üçer sene tersanede kürek cezasına çaptırılması
9- 29/c/1289 hicri takvimi tarihinde bahçeköy civarında bulunan bentlerin tamiri
10- 29/c/1295 hicri takvimine göre olan tarihte bahçeköyünde bulunan fırka i askeriye arasında muhabere için telgraf hattı temdidi
11- 24/n/1297 hicri tarihinde asayişin muhafazası amacıyla bağr ı siyah boğazı cihetinde belgret ve bahçeköy taraflarında dolaşmakta olan kazai erbaa tabur ağasına büyükdrer zabıtasınca yardım yaoılacağı
Belgrad ve Bahçeköy ormanlarından hilaf-ı usul kesimde bulunduğu iddiasıyla hakkında adli takibat yapılmakta olan Fransa tebeasından Moris Kotro'ya ait Hazine-i Evrak'ta bulunan dosyanın bordrosuyla beraber takdim kılındığı.

8---BAHÇEKÖY SPOR KULUBÜ

gazete haberi yapılan çalışmalar  ile ilgili


gazete haberi tesisler ile ilgili
 
gazete haberi başkanlıkla ilgili
kulup başkanlığından istifa haberleri gazetelerden


kulup başkanlığından istifa noterden


kulup başkanlığından istifa gazete haberi
başkanlık dönemimde yapılan kulup açılışı  istifamdan sonra
gazete haberi


bahçeköy spor kulübü

1985 yılında federe oldu.

2 nci amatörde 150 lisanslı futbolcusu 5 ayrı yaş gurubunda mücadele etmekte.

hüsnü yazıcı döneminde kulüp binası ve lokaline sahip oldu


Kulüp başkanlığı görevinde bulunanlar.



nurettin özbekrem-
hüseyin yalaza-
nadir yılmazel-
ömer gülüştür-
mustafa çoşkun-
muzaffer altınsoy
fahrettin aday
fahrettin erkaptan
abdullah ziya şen
mustafa başaran-
tahir sarıoğlu-
hüsnü yazıcı-
zeki yazıcı
serdar taşkınsoy
bahçeköy spor kulubüne dönemimizde yaptığımız kulüp binası ve lokalin inşaat esnasında-bahçeköy belediye binasının yanındaki 50 mt. boş arazi belediyeden spor kulubüne  tahsil edilerek böş araziye  spor kulubüne yapılan bina açık artırma ihalesiyle o dönem yüksek kira bedeli aylık 1850.tl kiralandı 15 aylık kira bedeli peşin alınarak  hunca mahallesinden belediyeden kulup başkanı  ve yönetim  başka yer tahsisi yaparak tamamen kendi kaynaklarıyla 2 nci resimdeki binayı 20.000tl. yapıldı-bahçeköy spor kulubüne iki ayrı yerde kendi binasına spor kulubü başkanı ve yönetimin çalışması ile ve belediye başkanı ve meclis üyelerin yer tahsisinde gösterdikleri  imkanlarla  150 lisanslı futbolcunun bulunduğu kulüp kira derdinden kurtularak kendi binaların kavuştu

9---BAHÇEKÖY BELEDİYESİ

bahçeköy,
Sarıyer’in yemyeşil bir semtidir
.İlk kuruluşu 1521 yıllarına dayanmaktadır.
Kanuni Sultan Süleyman Belgrat Seferi sonrasında yanında getirdiği sırp esirleri bu bölgeye yerleştirmiş.
Ve kurulan bu köye Belgrat köy çevresindeki ormana Belgrat ormanı adı verilmiştir.
Daha sonra köyün bent sularına zarar verdiği anlaşılarak köy buradan topluca alınarak şuan ki yerine taşınmıştır.(1894)
Bu köye de Bahçeköy adı verilmiştir.
1924 mübadelesinde selanik sancağına bağlı müslüman türkler yerleştirilmiştir
daha sonra türkiyenin değişik illerinden göç almıştır
belediye meclis üyeliği kartı
--
belediye meclis üyeliği tutanağı


bahçeköy belediyesi
1992 yılında belediye olan bahçeköyde
(hüsnü yazıcı )
2 dönem meclis üyeliği görevinde bulundu
.2008 yılında anayasa mahkemesinin kararı ile belediye fesh olarak sarıyer ilçesinin mahallesi oldu.

1992 yılında belediye olan belde sarıyer ilçesine bağlıdır. Nufusu 15 bine yakındır. Sarıyer merkezine uzaklığı 8 km.dir.
belediye başkanları muzaffer altınsoy-mustafa başaran

ilk belediye meclis üyeleri 1992 dönemi

hüsnü yazıcı , Mustafa Şen, Sami Kasap, Osman Aktaş, Mehmet Güney, Yakup Çakıroğlu, Baki Yurttaş'tır.

diğer dönem meclis üyeleri

mehmet ali adıgüzel-mehmet yüksekten-hüseyin tulum-suat kasap-fahrettin erkaptan-yılmaz tamer-ali taşdemir-yılmaz tank-ahmet aktepe-nizam hacıosmanoğlu-cevdet kain-osman can-şenel demirkaya-bekir demirbilek-ibrahim man-

10---MÜBADELE GEZİSİ 2008 MAYIS AYI

SELANİK
-
LANGAZA
l


lozan mübadilleri vakfının düzenlediği mübadele gezisine bahçeköyden hüsnü yazıcı mehmet amcam mustafa şen saim karaman ferudun altıparmak ahmet sönmez
ile kemerburgazdan kalkan otobüsle saat gece 12 de yola çıktık
sabah 07.00 civarında ipsala sınır kapısında gümrükişlemlerinin ardından yunanistanın batı trakya bölgesine giriş yaptık
meriç nehri ile karasu nehri arasındaki kalan bölge batı trakyadır.
bü bölgede türkler yaşamlarını sürdürmektedir gümülcinede %50 iskeçede %30 ortalama nüfusları bulunmaktadır.
ilk gün dedeağaç üzerinden gümülcine (komotini) geldik dedeağaç ile gümülcine arası 50 km.kahvaltımızı gümülcinede yaptık ordan iskeçeye doğru yola çıktık (xanthi)
rodop dağları ve eteklerdeki türk köylerini geçtik
gümülcine iskeçe arası 47 km. iskeçede saat kulesinin yanında mola verdik
iskeçeden çıkarak dramaya hareket ettik
kiria adlı köyde mola verdik dramaya geldiğimizde kaynak suların çıktığı parkın içinde bulunan restaurantta yemek yedik dramadan yola çıkıp serez de bulunan otelimize yerleştik 3 yıldızlı alexender temiz oteldi
serezde çarşısını gezdik sabahleyinde kalede tepeden serezi seyrettik ordan langaza (langades) kasabasına gittik selanike 15 dakika uzaklıktadır
ordan vodinaya (edessa) doğru yola çıktık
vardar ovasını baştan sonuna kadar geçtik
karaferya (veria) şeftali ve kiraz ağaçlarıyla kaplıydı
vodina tepede kurulmuş ve mekodanya bölgesinin merkezi konumunda bir tarafı vardar ovasına bir tarafı karacaova ya bakıyor
bu bolgelere anadoludan rum ortadoksler yerleştirilmiş mübadele zamanında,
vodinadan karacaovaya doru yola çıktık
karacaovanın topraklerı bereketli ovada
ilk spustka (aridea) köyüne uğradık kahvede içtiğimiz kahvelerin parasını sahibi olan bayan almadı bizleri çok iyi karşıladılar
orda fuştan (foustani) köyüne annemin babasının köyü çiftliği varmış bizi riste karşıladı köyü ve kendi arabasıyla başka köylride nutya 3 4 köy daha gezdirdi
biz bahçeköy gurubu otobüsten ayrılmıştık otobüs kuzuşena (flotia) diğer gurubu getirmişti
ristenin arabasıyla kuzuşene gidip diğer gurupla buluştuk
kuzuşenliler bize restaurantta yemekli gece düzenlediler
vodinada 4 yıldızlı aiga (ege) hotelde kaldık
edessada vodina şelele bölgesine gittik çok güzel manzarası vardı
hediyelik eşya satan dükkandan kuzuşen halkının gösterdiği ilgi ve davete karşılık kiliselerine meryem ana figürü ve lokum alıp hediye ettik
vodina köylerini gezmeye devam ettik
gezdiğimiz köylerin hepsi güzeldi 12 ile 5 arası sieste dinlenme yapıyorlar sokaklar boş oluyor 5 ten sonra kalabalıklaşıyor
gurubumuzdan herkes büyüklerinden duyduğu evleri yerlerini araştırıyor fakat eskiden bir şey kalmadığı için geçmişten bir şeyler bulamadık
gezdiğimiz köyler hatırlayabildiklerim
prebidişta (sosandra) slatina (chrıysa)şturupuno (lykostomo) pojar (loutraki)kırlat (milla) kapityani (exaplatanos) gustulüp (kostantia) pojar köyü kayak merkezi olarak kullanılan kaymakçalan dagı eteğindeydi
gustulüp köyü babamın babasının köyü güzel bir köy bu köye mübadele esnasında Yalova elmalık köyünden Rumlar gelmişler köyün %50 si Türkçe konuşuyormuş
daha sonra Selanik(thessaloniki) yola çıktık selanikte beyaz kule sahili kaleye ve atamızın evini ziyaret ettik
mübadele zamanında selanikte liman civarında çadırlarda kalıp Türkiye yolculuğunu beklemişler
ordan kavalaya yol aldık balık lokantasında yemek yiyip dönüş yolculuğuna başladık
gümrükte free shoplarda alışveriş yaıldı molayı tekirdağda verdik köftemizi yedikten sonra güzel bir yolculuğu bitirerek evlerimize döndük
.Karacaova mübadilleri
genelde Sarıyer Bahçeköy
Kemerburgaz gümüşdere İzmir alaçatı Çanakkale biga Edirne kıyık bursa gürsü Bilecik vezirhan Kütahya merkez yerleştirilmiş
1nci kuşak varlıktan gelip sıfırdan başlayarak
2nci kuşak pera kazanarak
3ncü kuşak geçmişini arayarak 1nci kuşağın çektikleri sıkıntı ondan sonrakilerin ana vatanda rahat yaşamalarına vesile olmuştur

11---MÜBADELE








----------------------------------------------
http://www.google.com.tr/url?q=http://saryerlozanmbadillerderne.blogspot.com/2009/03/saryer-lozan-mubadiller-dernegi.html&sa=U&ei=FmWqTqj7LMGohAeH6NXyDw&ved=0CBEQFjAB&sig2=gq43pPwdQyM6LlqZGYqoWw&usg=AFQjCNGTKxUx16yG9XkSr4VK8h1_wPPIUw






MÜBADELE NEDİR-------------------------------1910 ile 1922 yılları arasında,
Osmanlı Devletinin çöküşü, Balkanlar’daki yüzlerce yıllık vatan topraklarının yitirilmesi, 1. Dünya Savaşı, yurdun düşman işgaline uğraması ve Kurtuluş Savaşı sonunda Türkiye Cumhuriyetinin kurulması gibi birçok tarihi olay yaşandı.
Bu sancılı yıllar,
Türk milletinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğunun yüzlerce yıllık vatandaşları olan Rum halkı için de büyük acılar içinde geçti.

Balkan Savaşı sonrasında yüz binlerce Müslüman Türk, savaşta yenik düşen Osmanlı ordusunun peşi sıra sonsuz acılar içinde doğdukları toprakları terk ederek Anadolu ‘ya sığındı
.Benzer trajedi, 1922 yılında Kurtuluş Savaşında yenik düşen Yunan ordusuyla beraber Anadolu’yu terk eden Ortodoks Rumların başına geldi.
Bir ay gibi kısa bir süre içinde yüz binlerce Ortodoks Rum Yunanistan’a sığındı.
Yunanistan’ın nüfusu bir anda dörtte bir oranında arttı.
Bu durum Yunanistan’da büyük sıkıntılara ve kaosa yol açtı.
Lozan Barış Konferansı toplandığında öncelikle sığınmacılar ve esirler konusu ele alındı.
İngiltere temsilcisi Lord Curzon’un teklifi ve Milletler Cemiyeti görevlisi Nansen’in raporu doğrultusunda;
Yunanistan’da yerleşik Müslümanlarla Türkiye’de yerleşik Ortodoks Rumların zorunlu göçünü öngören Mübadele Sözleşmesi imzalandı.
Bu sözleşme uyarınca;
İstanbul’daki Ortodoks Rumlar ile Batı Trakya’daki Müslümanlar hariç Yunanistan’da yerleşik bütün Müslümanlar Türkiye’ye,
Türkiye’de yerleşik bütün Ortodoks Rumlar Yunanistan’a gönderildi.
Mübadele sözleşmesinin kapsamına 18 Ekim 1912 tarihinden sonra yurtlarını terk etmiş olanlar da alınarak mülteciler sorununa bir çözüm bulunmuş oldu---------------------------------------------------------------------------------------
MÜBADİLMİ ****
MUHACIRMI---------------------------------------------------------?
Mübadele, bilhassa Müslüman Türkler için sıradan bir göç olayı değildir.
Türk Mübadiller,
ata topraklarında bırakmaya mecbur kaldıkları ev, bark, bahçe, dükkan ve arazilerine karşılık
Türkiye’den kaçan Rumlar’dan kalan arazilerin bir bölümünü almışlardır
. Dolayısıyla bilinçli hiçbir mübadil, “muhacir” sıfatını kabul etmez,
her fırsatta bu sıfatı reddederek “mübadil” sıfatını taşıdığını muhataplarına ısrarla ANLATIR

-------------------------------------------------------------------
adana-8440,afyon-1045,aksaray-3286,amasya 3844,ankara 1651,antalya 4920,artvin 46,aydın 6630,balıkesir 37174,bayazıt 2856,bilecik 4461,bitlis 3360,bolu 194,burdur 448,bursa 34543,çanakkale 11638,çankırı .yok,çorum 1570,cebeli bereket 2944,denizli 2728,d.bakır 484,edirne 49441,elaziz 2124,erzincan 116,erzurum 1095,eskişehir 2567,giresun 623,g.hane 811,gaziantep 1330,hakkari 310,ısparta 1175,içel 1037,istanbul 36487,izmir 31502,kars 2512,kastamonu 842,kayseri 7280,kırklareli 33119,kırşehir 193,kocaeli 27687,konya 5549,kütahya 1881,malatya 76,manisa 13829,maraş 1143,mardin 200,mersin 3330,muğla 4968,niğde 15702,ordu 1248,rize.yok,samsun 22668,siirt..yok,sinop 1189,sivas 7539,şebinkarahisar 5879,tekirdağ 33728,trabzon 404,tokat 8218,urfa 290,van 275,yozgat 1635,zonguldak 1285,

TOPLAM SAYI:463.534 (1921 VE 1928 ARASI GELEN MÜBADİL SAYISI

Yunanistan’dan Gelecek Mübadillerin Yerleştirilecekleri Bölgeler

Bu bölgelerin merkezleri ise Samsun, Tekirdağ, Balıkesir, İzmir, Bursa, İstanbul,
İzmit, Antalya, Konya, Adana olarak belirlenmiştir. Buralarda Hilal-i Ahmer (Kızılay)
temsilcileri de görev almıştır(Çapa, 1988: 243). Mübadele yoluyla geleceklerin
çoğunluğu Yunanistan’ın Makedonya ve Teselya gibi dağlık kesimlerinde
yaşıyorlardı(Tesal, 1998: 307). Bu nedenle uğraş alanlarıyla ilgili bölgelere
yerleştirilmelerine karar verilmiş ve tütüncü, çiftçi ve bağcı-zeytinci olarak
ayrılmışlardır(Çapa, 1988: 243). Uğraşalanlarına göre yerleştirilen mübadillerin sayıve
yer olarak dağılımlarıaşağıdaki tabloda gösterilmiştir

Çizelge 4.2. Mübadillerin Uğraştıklarıİşlere göre Yerleştirildikleri Bölgeler
Meslek Yerleştirilen Göçmen Sayısı Yerleştirildiği Yer
Tütüncülük 30.000 kişi Samsun ve çevresi
Diğer 40.000 kişi Malatya ve çevresi
Diğer 43.500 kişi Amasya, Tokat, Sivas ve çevresi
Diğer 64.000 kişi
Manisa, İzmir, Menteşe, Denizli ve
çevresi
Diğer 90.000 kişi
Çatalca, Tekirdağlivalarıile Kırklareli
havalisine
Diğer 55.000 kişi Antalya ve çevresine
Diğer 50.000 kişi Ayvalık, Edremit, Mersin ve çevresi
Kaynak : Çapa, 1988: 243.
BatıMakedonya’daki mübadillerin Selanik’e nakledilmeleri için Demiryolları
İdaresi ile protokol yapılmıştır. Bu protokole göre köylerde oturan Müslümanlar,
kendilerine en yakın tren istasyonuna karayolu ile gideceklerdi. Göçmenler Kayalar ve
Kozan’da bulunan Muhtelit Tali Komisyonların güvencesi altında yolculuk yapmışlar
ve yol üzerinde 25 km. aralıklarla kamplar oluşturulmuştur (İpek, 2000: 44). Trenlerle
en yakın limanlara taşınan göçmenlerin Türkiye’ye nakillerinin gemilerle yapılmasına
karar verilmişti. Bunun için bir ihale açılmışve ihaleyi Lloyd Tristino Kumpanyası
kazanmıştır (Arı, 1995: s. 38). Ancak devletin az miktarda olan kaynaklarının yurt
dışına çıkacak olmasından dolayıhalk tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Bunun üzerine
İmar ve İskân Vekaleti ihaleyi iptal etmişve Türk vapur sahipleri ve Seyr-i Sefain
arasında bir antlaşma yapılarak nakliyatın Türk vapurlarıyla yapılmasına karar
verilmiştir. Taşıma ücretleri mübadillerin kendilerine aitti ve 100 kg’dan fazla olan
eşyalarıayrıca ücrete tabi tutulmuştur. Sekiz yaşından küçük çocuklar ücrete tabi
tutulmamıştır. Yardıma muhtaç olan göçmenlerin nakil ücretleri Türk Hükümeti
tarafından karşılanmıştır. İaşe ücretleri ise Hilal-i Ahmer Cemiyeti tarafından
ödenmiştir(Arı, 1995: 84). Mübadillerin tahliye ve boşaltım iskeleleri Yunanistan’da
Selanik, Kavala, Hanya ve Resmo limanları; Türkiye’de İstanbul, Samsun, İzmir,
Antalya ve Mersin limanlarıolarak belirlenmiştir (İpek, 2000: 42). Ancak mübadele
esnasında Ayvalık, Mudanya, Bandırma, Erdek, Gelibolu, İzmit, Fethiye, Çeşme, Urla,
Tekirdağ, Tuzla, Çanakkale, Sinop, Giresun ve Polathane liman ve iskeleleri de
kullanılmıştır.
BatıMakedonya’daki mübadillerin Selanik’e nakledilmeleri için Demiryolları
İdaresi ile protokol yapılmıştır. Bu protokole göre köylerde oturan Müslümanlar,
kendilerine en yakın tren istasyonuna karayolu ile gideceklerdi. Göçmenler Kayalar ve
Kozan’da bulunan Muhtelit Tali Komisyonların güvencesi altında yolculuk yapmışlar
ve yol üzerinde 25 km. aralıklarla kamplar oluşturulmuştur (İpek, 2000: 44). Trenlerle
en yakın limanlara taşınan göçmenlerin Türkiye’ye nakillerinin gemilerle yapılmasına
karar verilmişti. Bunun için bir ihale açılmışve ihaleyi Lloyd Tristino Kumpanyası
kazanmıştır (Arı, 1995: s. 38). Ancak devletin az miktarda olan kaynaklarının yurt
dışına çıkacak olmasından dolayıhalk tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Bunun üzerine
İmar ve İskân Vekaleti ihaleyi iptal etmişve Türk vapur sahipleri ve Seyr-i Sefain
arasında bir antlaşma yapılarak nakliyatın Türk vapurlarıyla yapılmasına karar
verilmiştir. Taşıma ücretleri mübadillerin kendilerine aitti ve 100 kg’dan fazla olan
eşyalarıayrıca ücrete tabi tutulmuştur. Sekiz yaşından küçük çocuklar ücrete tabi
tutulmamıştır. Yardıma muhtaç olan göçmenlerin nakil ücretleri Türk Hükümeti
tarafından karşılanmıştır. İaşe ücretleri ise Hilal-i Ahmer Cemiyeti tarafından
ödenmiştir(Arı, 1995: 84). Mübadillerin tahliye ve boşaltım iskeleleri Yunanistan’da
Selanik, Kavala, Hanya ve Resmo limanları; Türkiye’de İstanbul, Samsun, İzmir,
Antalya ve Mersin limanlarıolarak belirlenmiştir (İpek, 2000: 42). Ancak mübadele
esnasında Ayvalık, Mudanya, Bandırma, Erdek, Gelibolu, İzmit, Fethiye, Çeşme, Urla,
Tekirdağ, Tuzla, Çanakkale, Sinop, Giresun ve Polathane liman ve iskeleleri de
kullanılmıştır.


Dedelerinizin Selanik'ten ve Selaniğe bağlı diğer yerlerden Nüfus değişimi (Mübadele) döneminde geldiği kayıtlara ulaşım yolu aşağıda linkini verdiğimiz Devlet arşivlerine üye olup bu adımları sırasıyla izlerseniz ilk önce Cumhuriyet Arşivi Katalogları ( Kataloglara Giriş) sonrasında önünüze çıkacak Katalog Tarama ( Fon Adına Göre) bölümüne girerek aranacak (Fon Adı) yere ( Muhtelit Mübadele Komisyonu Tasfiye Talepnameleri ) ni getirerek altındaki ifade (Aranacak İfade) ve yerlere büyüklerinizin geldiği köyü kazayı ve mahalleyi yazmanız gerekmektedir. Tek harf değişikliği yanlışlığı bile yüzbinlerce kayıt olduğu için aradığınız yeri bulamamanıza sebep olacaktır köy, mahalle ve kaza kayıtlarınız çıktığı zaman çıkan sayfalarca kayıtlardan size ait olanı bulabilmek için Selanik'ten gelen aile büyüklerinizin ve babasının aile reisinin ismini, lakabını ve mesleğinide iyi bilmeniz gerekmektedir hepinize kolay gelsin. Bulduğunuz belgeleri almak için Cumhuriyet arşivleri Ankara'dadır..http://www.devletarsivleri.gov.tr/katalog/



Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü - Arşiv Katalogları Katalog tarama servislerini kullanabilmek için ücretsiz olarak kayıt olabilirsiniz. Kayıtlı kullanıcı olmanız halinde, burada yapmış olduğunuz katalog taraması sonucunda elde ettiğiniz bilgileri araştırma dosyanıza kayıt edebilir ve daha sonra ekleme ve çıkartmalar yapabilirsiniz.Katalog tarama sonucu elde edip araştırma dosyanıza kaydettiğiniz bilgilerin belgelerine arşivlerimize gelerek ulaşabilirsiniz



12---TIMAR SİSTEMİ




TIMAR SİSTEMİ


TIMAR BEYİ

Osmanlı devlet'inde sipahi askerleri tımar beyine bağlı, beyler aynı zamanda tahrir görevide yaptıklarından yazıcı denirdi

GÖREVLERİ

1)-Köylünün güvenliğini sağlamak,
2)-Köylünün tohum,gübre vb. ihtiyaçlarını temin etmek,
3)-Köylünün vergisini en kolay sekilde ödemesini sağlamak

TIMAR NEDİR

Tımar Osmanlı İmparatorluğu'nda kamu arazisi (mirî) dahilinde, yönetimi sipahiye bırakılmış olan verimli topraklara verilen ad.

TAHRİR

Tahrir Osmanlı Devletinde toprağın mülkiyet ve tasarruf hukukunun, reayanın yükümlülüklerinin ve vergi cins ve miktarlarının belli usul ve kaidelere göre tesbit ve kaydedilmesi.
eşküncü tımarların sahipleri savaş zamanlarında cebüleriyle birlikte savaşa katılırlardı
bunun dışında müstahfız tımarı hizmet tımarı mensuat tımarı vb. tımarlarda bulunmaktır
bu tımar sahipleri de çeşitli görevler yapmakla yükümlüydüler
bu tımar sahiplerinden bazıları
KÖY YOLLARININ KÖPRÜLERİN YAPILIŞINI KONTROL EDERLER VE BU SURETLE ZİRAATİN VE SERVETİN ARTMASINA ÇALIŞIRLARDI AYNI ZAMANDA ÖŞÜR HARAÇ RESİM GİBİ ÇEŞİTLİ ADLARLA
kanunla tespit edilen miktarlar üzerinden VERGİLERİ tahsil ederlerdi tahsil olunacak gelirler MAHALLİ İHTİYAÇLARA sarf olundukyan sonra geri kalan safi hasılat hazineye gönderilirdi osmanlı imparotorluğunda tımar sahipleri tahsil edecekleri vergi türleri açısından ikiye ayrılmıştı SERBEST OLMAYAN TIMARLAR BUNLARIN TAHSİL ETTİKLERİ VERGİLER ÖŞÜR VE HARAÇTAN İBARETTİ
araziyi eken biçen halka REAYA denilirdi tımarlı sipahiler anadolu ve rumeli diye ikiye ayrılmışlardır
TIMARLI SİPAHİLER MÜSLÜMAN TÜRKLERDEN OLUŞURDU.

OSMANLIDA  TAHRİR -İCMAL-MUFASSAL- defterlerin anlamı
Tahrir Defterleri
 Osmanlıların tahrir defterlerinde kullandıkları sayım ölçütü dil değil, dindir. Diğer bir ifadeyle, tahrir defterlerinde bir yerleşim biriminin ahalisi, dilleri itiba...rıyla değil, dinleri itibarıyla gruplandırılmaktadır.
Bu nedenle, tahrir defterlerinden hareketle bir Müslüman, bir Hristiyandan kolayca ayrılabilir.
Ancak, söz konusu olan bu Müslümanın bir Türk mü, bir Boşnak mı, bir Arnavut mu olduğu doğrudan bilinemez.
İcmal tahrir defterleri
sadece bir köydeki Müslüman ve Müslüman olmayan hane sayıları verilmektedir.
Belirtilen Müslüman hanelerden hangisinin mühtedi, hangisinin eski müslüman bir hane olduğu bilinemez.
Mufassal tahrir defterleri
kimin mühtedi, kimin eski Müslüman olduğunu belirtmemektedir. Ancak bu tür defterler, mühtedileri tespit etmeye imkân verecek kayıtlar içermektedir.
Zira bu tür defterler, kayıtlı kişinin babasının ismini de not etmektedir

Osmanlı Devleti’nde yönetilenler dini yönden; Müslümanlar ve Gayrimüslimler olmak üzere iki gruba ayrılmıştır.

Müslümanlar: Türkler, Araplar, Acemler, Boşnaklar ve Arnavutlar Müslüman toplumu oluşturuyordu. Müslümanlar yönetici olurlar, askerlik yaparlar ve vergi öderlerdi. Osmanlı Devleti’nde yönetici olmak için ilk şart Müslüman olmaktı. Müslümanlar çoğunlukla tarım ve zanaatla uğraşmışlardır.
Gayrimüslimler: Gayrimüslimler, Hıristiyan ve Musevilerdi. Geniş inanç özgürlüğüne sahip olan bu gayrimüslimler, tarım ve ticaret faaliyetleri ile uğraşırlardı. Askerlik yapmayan bu gayrimüslimler “cizye ve haraç” adı ile devlete iki vergi vermişlerdir (Rumlar, Ermeniler, Sırplar, Bulgarlar, Romenler Hıristiyan toplumu, Yahudilerde Musevi toplumu oluşturmuşlardır).
TIMARLI SİPAHİNİN KÖYLÜYE KARSI GÖREVLERİ NELERDİR ?
1)-Köylünün güvenliğini sağlamak,
2)-Köylünün tohum,gübre vb. ihtiyaçlarını temin etmek,
3)-Köylünün vergisini en kolay sekilde ödemesini sağlamak
Tarım
Osmanlı ekonomisinin en önemli kolu tarımdır. Osmanlı toplumu genelde bir köylü toplumuydu. Tarım politikasını belirleyen en önemli uygulama, tımar sistemiydi. Bu sistemde toprağın mülkiyeti devlete, işleme hakkı köylüye, vergisi sipahiye aitti. Köylü, toprağı sürekli işleme, miras bırakma hakkını devam etti rebilmek için bazı yükümlülükleri yerine getirmek zorundaydı:
1. Sebepsiz olarak toprağını terk edemezdi.
2. Toprağını sebepsiz olarak üç yıl üst üste boş bırakamazdı. Eğer bırakırsa, toprak kendisinden alınırdı.
3. Öşür ve diğer vergileri sipahiye ödemek zorundaydı.
Bu yükümlülüklere karşı devlet de halkın güvenliğini korumak ve düzeni sağlamakla görevliydi. Vergiyi toplamakla görevli olan sipahinin de reayaya karşı yükümlülükleri vardı:
1. Köylünün güvenliğini sağlamak,
2. Üretim araçlarını temin etmek,
3. Tohum ve gübre ihtiyaçlarının karşılanmasında köylüye yardımcı olmak,
4. Köylünün vergisini en kolay şekilde ödemesini sağlamaktı.

OSMANLI TOPLUMU
Toplum Yapısı
Osmanlı Devleti, çok uluslu ve çok dinli bir yapıya sahipti. Ancak Türkler, devletin kurucusu olarak esas unsuru meydana getiriyordu. Fakat yine de bütün Müslümanlar hakim unsur durumundaydılar.
Osmanlı Devleti’nde toplum, yönetenler (asken) ve yönetilenler (reaya) olarak ikiye ayrılıyordu
taşra teşkilatı değişikliği
1864 yılında Vilayet Nizamnamesi ile taşra yönetim birimleri vilayet, liva (sancak), kaza, köy şeklinde birimlere ayrıldı. 1871’de köy ile kaza arasında nahiyeler oluşturuldu. Sancaklarda mutasarrıflar, kazalarda kaymakamlar yönetici oldular. Nahiyelerin başına seçimle belirlenen nahiye müdürleri getirilmesi kararlaştırıldı.
b. Kazai - idari Teşkilat:
Sancaklar "kaza" denilen idari birimlere ayrılmıştı. Kazaların başında yönetici olarak kadı bulunurdu. Kadı her türlü idari işlemi yargı denetiminde tutuyordu, kadılar
- Merkezden gönderilen emirlerin halka ulaşmasını sağlarlardı.
- Mahkemeye intikal eden davaları sonuçlandırırlar, nikah, şirket kurulması gibi işlemleri onaylarlardı ,Y Reayanın istek ve şikayetlerini Divana ulaştırırlardı,
- Her türlü belgeyi onaylarlardı (noterlik).
- Vergilerin adaletli bir şekilde toplanmasını, toplanan vergilerin merkeze gönderilmesini sağlarlardı.
c. Diğer Görevliler: Taşra teşkilatında beylerbeyi, sancakbeyi ve kadılar dışında, bunlara bağlı olarak görev yapan Muhtesip. Kapan Emini. Beytülmal Emini, Gümrük ve Bac Emini gibi görevliler vardı. Bu görevliler, hazineden ücret almazlardı. Reayaya gördükleri hizmetler karşılığında, kanunlarda belirtilen vergi, resim ve harçları alıyorlardı.
toprağın tasarruf hukuku - taşınmazın malın üzerindeki kişinin tasarruf yetkisini kısıtlayan
toprağın mülkiyeti- osmanlı devletin elindedir
reaya osmanlıda topraklarda çiftçilik yapan yerli halktan göçebelerden yönetici sınıftan çiftçilik yapmak zorunda kalanlardan oluşurdu
köylü kendine ayrılan toprağı işler sipahi ve merkeze belirli vergiler ( öşür ve aşar) öderdi

13---KARACAOVA







karacaova




KARACAOVA
yunanistanın mekodanya bölgesi vodina ( edessa ) kentinin bulunduğu yükseltiler ile kaymakçalan dağları arasında kalan ovalık bölgeye verilen ad.
osmanlı zamanında selanik sancağına bağlı-
yerleşim yeri.
SELANİK SANCAĞINA BAĞLI KARACAOVA-VODİNA-YENİCE VARDAR- NAHİYELERİN BİRLEŞMESİYLE KARACAABAD KAZASI KURULDU-OSMANLI DÖNEMİNDE BU BÖLGEDEN YETİŞEN TARİHTE İZ BIRAKAN ÜNLÜLER
zübeyde hanım ( 1857 )- atatürkün annesi
Barbaros Hayreddin Paşa, Osmanlı tarihinin ünlü denizcilerinden, kaptan-ı derya
Barbaros Hayreddin Paşanın, babası Yakup Ağa, bir Osmanlı Türk sipahisiydi
Barbaros Hayreddin Paşanın-kardeşleri-oruç reis-ilyas reis
Hayali asıl ismi Mehmed'tir.edebiyatı şairinin mahlası. Eserleri zengin bir hayal gücüyle yazılmış, ince ve duyarlı bir üsluba sahiptir
ahmet kadiri - osmanlı şairi- dogum tarihi bilinmiyor
Dr. Yusuf Vardar 1921 - Tübitak Bilim Ödülünü alan İlk botanikçi
hakkı yeten -( baba hakkı- 1910 ) beşiktaşlı futbolcu
muharrem hürrem erman -( 1913 ) erman filimcilik türk sinaması
KARACAOVA İSTATİKLERİ
DEVLET ARŞİVİ
imam 17
yazıcı 23
molla 339
hafız 149
hoca 110
öğretmen 7
müderris 5
kadı 1
tüccar 40
ipekçi 634
kozacı 526
çiftçi 5871
bakkal 30
kahveci 18
fırın 3
berber 11
kuaför 1
terzi 4
usta 11
kunduracı 10
tütüncü 7
kalfa 2
pehlivan 35
MÜBADELEDE GELEN AİLELER KARACAOVA
GUSTULÜP-489
FUŞTAN-592
KOZİŞAN-315
karalat-243
manastırcık-119
ıslatana-266
bizova-198
notya-781
karadere-98
podrum-117
ustrovine-105
çerneş-178
lofçova-1
trestenik-377
toromanlı-10
gabarişte-183
süren-418
sepiska-343
nohor-226
pirbodişte-297
drağman-383
Nüviye -1
kapenyan-468
                                          KARACAOVA-KARACAABAD- KÖYLERİ

bizova

DRAĞMAN

FUŞTAN

KAPİNYANİ

KARLAT

KUZUŞAN

NOTYA

PRODROM

SLATİNA


SUBUSTKA

GUSTULÜP




















































FUŞTAN KÖY MEYDANI-TÜRKİYEDEN GİDEN ZİYARETÇİLER YERLİ KÖY HALKI İLE